TEMİZ ENERJİ İÇİN FİNANSMAN

Ember araştırma kuruluşunca 2021 yılında yayımlanan “AB elektrik sektörü raporuna” göre ; Avrupa Birliği’nde elektrik enerjisi üretiminde 2019’da %34 olan yenilenebilir enerji kaynaklarının oranı, 2020’de %38’e çıkmış ve elektrik enerjisi üretiminde fosil yakıtların payı azalmıştır. Fosil yakıtların 2019’daki topluluğun elektrik üretimindeki %40’lık payı 2020’de %37’ye gerilemiştir. Böylece AB üyesi 27 ülkede yenilenebilir enerji, 2020’de ilk defa fosil yakıtları geride bırakarak AB’nin ana elektrik üretim kaynağı haline gelmiştir. Avrupa’da yenilenebilir payının en yüksek olduğu ilk 5 ülke Norveç, Avusturya, İsviçre, İsveç ve Danimarka’dır. Ayrıca, AB ülkelerinde 2019 yılı sonu itibarıyla yenilenebilir enerjinin brüt nihai enerji tüketimindeki payında İzlanda %78 ile birinci sırada, Norveç yaklaşık %75 ile ikinci sırada, İsveç %56 ile üçüncü sıradadır.

Türkiye’nin enerji talebi, büyüyen ekonomisine paralel olarak hızla artmaktadır. Yıllık elektrik enerjisi talep artışı Türkiye elektrik enerjisi talebi son yirmi yılda ortalama bileşik %4,72, Son on yılda %3,16, son beş yılda ise %2,21 artış göstermiş. Artan talep büyük ölçüde ithalatla karşılanmaktadır. Bu yüksek talep artışının güvenli ve sürdürülebilir bir biçimde karşılanabilmesi, enerji politikasının en önemli konularından birisidir.

Ülkemiz coğrafi konumu ve jeolojik yapısı nedeniyle yenilenebilir enerji kaynakları bakımından zengin bir ülkedir, temiz enerji kullanma potansiyeli vardır. Bu kaynaklardan azami ölçüde yararlanmak hem enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak hem de yeni istihdam alanlarının oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Türkiye 2020 yılı sonu itibarıyla mevcut kurulu güç kapasitesi aşağıdaki şekilde görülmektedir. Toplam kurulu güç 95,89 GW, toplam santral sayısı 9402 adet ve toplam üretilen elektrik enerjisi yaklaşık 305 TWh dir. ETKB’nin temiz enerji kullanımına destekleri ve özel sektörün ilgisi ile yenilenebilir enerji yatırımları hızla artmaktadır. Temiz enerji yatırımlarının finansmanı ve teşvikleri önemli gündem maddesini oluşturmaktadır.

Tablo 1: –2019-2020 Kurulu Güç Karşılaştırma

  2019 yılı sonu 2020 yılı sonu  
Birincil Kaynak Santral Adedi Kurulu Güç (MWe) Santral Adedi Kurulu Güç (MWe) Kurulu Güç Farkı %
Akarsu 558 7860,5 577 8058,9 2,52
Alfaltit 1 405 1 405 0,00
Atık ısı 82 361,8 83 369,1 2,02
Barajlı 124 20642,5 133 22925 11,06
Biyokütle 181 801,6 275 1115,6 39,17
Doğal Gaz 332 25902,3 343 25672,9 -0,89
Fuel Oil 11 305,9 11 305,9 0,00
Güneş 6901 5995,2 7518 6667,4 11,21
İthal kömür 15 8966,9 15 8986,9 0,22
Jeotermal 54 1514,7 60 1613,2 6,50
Linyit 48 10101 47 10119,9 0,19
LNG 1 2 1 2 0,00
Motorin 1 1 1 1 0,00
Nafta 1 4,7 1 4,7 0,00
Rüzgar 275 7591,2 332 8832,4 16,35
Taşkömür 4 810,8 4 810,8 0,00
TOPLAM 8.589 91.267,1 9.402 95.890,7 5,07

Kaynak: https://www.teias.gov.tr/tr-TR/kurulu-guc-raporlari

Temiz enerji kaynakları kullanılması yönündeki planlar ETKB 2019-2023 Stratejik Planı nda ve AB müktesebatının bir parçası olarak ve EBRD nin katkılarıyla hazırlanan Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planında (YEEP), Onbirinci Kalkınma Planı , İklim Değişikliği Eylem Planı 2011–2023 , Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı Eylem Planı detaylı olarak açıklanmaktadır.

Elektrik enerjisi üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırmak ve doğal gazın payını azaltmak, arz güvenliğinin temini açısından önemli görülmektedir. 2020 yılında Türkiye elektrik enerjisi üretimi 305 TWh olup üretimde ilk 5 kaynak % 34.8 payla kömür ; % 25.6 payla hidroelektrik, % 22.7 payla doğalgaz ; % 8.1 payla rüzgar ve % 3.8 payla güneş olmuştur. Yıllık üretimin 78.1 milyar kWh'i HES; 24.7 milyar kWh'i RES; 11.6 milyar kWh'i GES ve 9.3 milyar kWh'i JES'lerden sağlanırken bu değerli milli kaynakların elektrik üretiminde toplam payı %40'ı geçmiştir.Yenilenebilir elektrik enerjisi üretiminde, yapılan düzenlemeler sonucu, aşağıdaki şekilden de görüleceği gibi ciddi bir artış söz konusudur.


Şekil 1. Yenilenebilir Elektrik Enerjisi Üretimi Gelişimi ve Temel Düzenlemeler

2018 yılı itibarıyla elektrik dağıtım faaliyetlerinin özelleştirilmesi tamamlanmıştır. Kamu sorumluluğunda kalan iletim faaliyeti dışında, son kullanıcıların serbestleşmesiyle rekabet ortamı sağlanmıştır. Bir önceki operatör olan Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi’nden (PMUM) devrinin tamamlanmasından itibaren EPİAŞ gün öncesi ve gün içi piyasalarını yönetmeye başlamıştır. Dengeleme güç piyasasının ve yan hizmetler piyasasının çalıştırılması sorumluluğu, mevcut sistem operatörü Türkiye Elektrik İletim A.Ş. ’nin uhdesindedir. EPDK ise diğer enerji piyasalarının yanında elektrik piyasalarındaki tüm faaliyetlerin düzenlenmesi, denetlenmesinden ve tüm lisanslandırma işlerinden sorumludur.

Ülkemizin sahip olduğu hidrolik, rüzgâr, güneş ve jeotermal enerji potansiyellerinin enerji üretiminde kullanılması için gerekli yasal altyapı oluşturulmuş ve bürokratik engeller azaltılmaya çalışılmaktadır. Bu sayede son yıllarda yenilenebilir enerji alanında yapılan yatırımlar ivme kazanmıştır.

https://www.epdk.gov.tr/Detay/Icerik/3-0-66/elektrikuretim-kapasite-projeksiyonlari#

ETKB tarafından hazırlanan ve 2009 yılında kabul edilen Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi çerçevesinde, 2023 yılına kadar rüzgâr enerjisi kurulu gücümüzün 20 GW seviyesine ulaştırılması ve güneş enerjisi potansiyelinin elektrik üretimi amaçlı azami ölçüde (Güneş elektrik enerjisi hedefi 2023 yılında 5 GW olarak belirlenmiştir.) değerlendirilmesi hedeflenmişti. 2015 yılı sonu itibarıyla işletme halinde bulunan rüzgâr santrali toplam kurulu gücü yaklaşık 4,5 GW’tır.

Söz konusu strateji belgesi kapsamında Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji kaynağı olan hidroelektrik enerjiden azami ölçüde faydalanmak için çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmalar kapsamında 2020 yılı sonu itibarı ile hidrolik enerji kurulu gücünün yaklaşık 30 GW’a yaklaşması tahmin edilmektedir.

2020 yılının ilk 10 aylık döneminde Türkiye elektrik enerjisi üretiminde HES payı % 28.1 ; RES payı % 7.9 ; GES payı % 4.1 ; JES payı % 3.1 olmuştur.

Hidroelektrik Enerjisi

Tablo 2: Türkiye Hidroelektrik Potansiyeli

DSİ tarafından yayımlanan Hidroelektrik Enerji Potansiyelimizin Gelişim Durumu (31.12.2020) Tablo 2 de özetlenmiştir. https://lnkd.in/dP64JRw

Türkiye yenilenebilir enerji potansiyeli içinde en önemli yeri tutan hidrolik kaynaklarımızın teorik hidroelektrik potansiyeli 433 milyar kWh olup teknik olarak değerlendirilebilir potansiyel 216 milyar kWh ve ekonomik hidroelektrik enerji potansiyel ise 180 milyar kWh/yıl'dır. 2020'de yaklaşık 31 GW olan kurulu güç değerinin geçildiği hidroelektrik santrallarda yeni hedefler 2021'de 32 GW, 2022'de 33.5 GW; 2023'de ise 35 GW'ın geçilmesidir.Kaynak: https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-hidrolik

Rüzgâr enerjisi

2020 sonu itibariyle Türkiye rüzgar kurulu gücü 9.244 MWm olmuştur.

Kaynak: https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-ruzgar

Rüzgâr enerjisi kurulu gücünün yıllar içindeki değişimi Şekil 2 de verilmiştir.

Türkiye geneli için orta-ölçekli sayısal hava tahmin modeli ve mikro-ölçekli rüzgâr akış modeli kullanılarak rüzgâr kaynak bilgileri üretilmiş ve bu bilgiler yardımıyla Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA) hazırlanmıştır.

Yer seviyesinden 100 metre yükseklik için oluşturulan ve Türkiye geneli için rüzgar enerjisi potansiyelini gösterir dağılım haritaları https://enerji.gov.tr/eigm-yenilenebilir-enerji-kaynaklar-ruzgar adresinde verilmektedir.

Şekil 2: Türkiye’deki Rüzgar Enerjisi Santralleri için Kümülatif Kurulum Gelişimi
Kaynak: TÜREB

WindEurope tarafından yayımlanan "Avrupa'da Rüzgar Enerjisi ve Ekonomik İyileşme" raporuna göre Almanya, İspanya, İtalya ve Danimarka'dan sonra Türkiye, Avrupa'da stratejik rüzgar türbini bileşenlerinin önde gelen üreticileri arasında yer almaktadır. Rapora göre Türkiye, rüzgar sanayisi firma sıralamasına göre, 26 ülke arasında 5. Sırada gösterilmiştir. Raporun özeti için https://lnkd.in/dkZweRY

Güneş Enerjisi

Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahiptir.

ETKB ce hazırlanan, Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasına (GEPA) göre;

olarak hesaplanmıştır.

Kaynak: https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-gunes

Türkiye’nin 2020 yılı sonu itibarıyla güneş enerjisinden üretilen elektrik enerjisinin toplam elektrik enerjisi üretimi içindeki payı %4,04 olmuştur. Aynı dönem itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücü 6,6 GW ın üzerindedir, güneş enerjisinden üretilen elektrik enerjisi 12 TWh civarındadır.

Jeotermal Enerjisi

Türkiye’de jeotermal enerjiden elektrik üretimi için potansiyel, görünür teknik kapasite olarak, tüm sahaların ilave geliştirme çalışmaları neticesinde 2000 MW a ulaşabileceği öngörülmektedir. ETKB’nin 2010-2014 Stratejik Planındaki 2014 yılı sonuna kadar jeotermal kurulu gücünün 300 MW’a çıkarılması hedefi, 2014 yılsonunda bu hedef aşılmış olup, 2014 yılı sonunda jeotermal kurulu gücü 404,9 MW’a ulaşmıştır. Arz Güvenliği Belgesine göre jeotermal hedefi 600 MW olmasına karşın 614,2 MW (Ekim 2015)'la söz konusu hedef aşılmış ve Bakanlık 2023 yılı hedefini 1.000 MW'a çıkarmıştı. Türkiye’nin muhtemel jeotermal ısı potansiyeli 31500 MWt elektrik üretimi için olan potansiyel 2000 MWe olarak tahmin edilmektedir. Türkiye’nin jeotermal kurulu gücü 1613,2 MW dır. Bu rakamla Türkiye jeotermalde Avrupa'da ilk, dünyada dördüncü sıraya yükselmiştir.

Kaynak:https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-jeotermal

Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) teknik iş birliği anlaşması ve Avrupa Birliği tarafından Katılım Öncesi Mali Yardım Aracıyla (IPA) EBRD’ye sağlanan finansal kaynak yardımı ile “Türkiye’de Jeotermal Kaynakların Kümülatif Etki Değerlendirmesi” projesi başlatılmıştır. Proje ile, Türkiye'de mevcut ve planlanan jeotermal enerji santralleri ile diğer sanayi ve tarımsal faaliyetlerin bölgesel bazda kümülatif etkilerinin değerlendirilmesi, aynı zamanda jeotermal kaynakların sürdürülebilir kullanılmasını sağlayacak, bütüncül bir stratejik plan geliştirilmesinde karar vericilere analitik çözüm önerileri sağlanması, ÇED süreçlerinin etkinleştirilmesi, bu çerçevede, çevresel ve sosyal politikaların geliştirilmesi ve uygulanmasına destek olması amaçlanmaktadır.

Proje çıktıları ile; yetkili otoritelere, proje geliştiricilere ve yatırımcılara (kredi veren kuruluşlar dahil) jeotermal kaynakların kullanımına ilişkin çevresel ve sosyal etkilerin en aza indirilmesi ve projeleri geliştirirken göz önünde bulundurulması gereken sınırlamaların değerlendirilmesi için destek sağlanması hedeflenmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalara buradan erişebilirsiniz.

Biyokütle Enerjisi

Ülkemizdeki yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelini belirlemek amacıyla hazırlanan Biyokütle Enerjisi Potansiyel Atlasında (BEPA); il ve ilçe bazında bitkisel üretim, hayvan ve orman varlığımız, bitkisel, hayvansal, orman atıkları ile kentsel organik katı atıkların miktarı, bu atıklardan elde edilebilecek enerji değerleri yer almakta olup söz konusu Atlas, 2014 yılı Şubat ayında kamuoyuna sunulmuştur.

Kaynak: https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-biyokutle

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM)

5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının (YEK) Elektrik Üretimi Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kanun çerçevesinde rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, dalga, akıntı, gel-git ile kanal veya nehir veya rezervuar alanı 15 km2 'nin altında olan hidroelektrik santralleri YEKDEM’den 10 yıl süre ile faydalanabilmektedir. YEK Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 18.05.2005 tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar işletmeye girmiş veya girecek olan tesisler bu kapsam dâhilindedir. YEKDEM den yararlanmak isteyen üretim tesislerinin 31 Aralık 2020'ye kadar devreye girme şartındaki süre, 30 Haziran 2021'e kadar uzatılmıştır.

Tablo 2: YEKDEM birim fiyatları

Kaynak: 29/12/2010 tarihli ve 6094 sayılı Kanunun hükmüdür.

Ayrıca, santrallerde yerli aksam kullanılması ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yukarıda bahsedilen fiyatlara kullanılan yerli aksam oranında YEK Kanunu EkII sayılı cetvelde yer alan birim fiyatlardan beş yıl süreyle ilâve yapılabilmektedir.

1 Temmuz 2021'den sonra işletmeye girecek YEK Belgeli yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri için uygulanacak YEKDEM ve Yerli Katkıya ilişkin fiyatlar Cumhurbaşkanlığı Kararı ile belirlenmiştir.

Bu karara göre,
*Yeni mekanizma 1 Temmuz 2021 - 31 Aralık 2025 tarihleri arasında işletmeye girecek yenilenebilir tesisler için uygulanacak,
*YEKDEM fiyatı uygulama süresi 10 yıl olacak,
*Yerli katkı uygulama süresi 5 yıl olacaktır.

*Lisanslı santraller için uygulanacak YEKDEM fiyatları:

GES : 32 kr/kWh
RES : 32 kr/kWh
HES : 40 kr/kWh
JES : 54 kr/kWh
Çöpgazı/Lastik: 32 kr/kWh
Biyometanizasyon: 54 kr/kWh
Doğrudan Yakma: 50 kr/kWh

Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA)

ETKB’nin YEKA ismiyle başlattığı yeni süreçte (Resmi Gazete - Tarih: 27.11.2013 - Sayı: 28834), yerli ekipman üretimi şartıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi için belirli alanların yatırımcılara aktarılmasına yönelik ihaleler düzenlemektedir. Kamu ve hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde kurulacak büyük ölçekli kaynak alanları olarak tanımlanan YEKA’lar, kamuya ait büyük arazilerin, enerji santralleri ile değerlendirilmek üzere tahsis edilmektedir.

Şekil 3: Türkiye’deki YEKA projeleri Gelişimi

Lisanslı Elektrik Üretimi

Türkiye’de elektrik piyasasında faaliyet gösterebilmek için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alınması gerekmektedir. Elektrik piyasasında; tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan lisansların verilmesi ve ilgili diğer işlemlerin yapılması; piyasa performanslarının izlenip, performans standartlarının oluşturulması; ikincil mevzuatın oluşturulması, geliştirilmesi ve uygulanmasının sağlanması; lisans sahibi tüzel kişilerin denetlenmesi; düzenlemeye tabi tarifelerin hazırlanması, tadili ve uygulanmasının sağlanması; Elektrik Piyasası Kanununa uygun bir şekilde yapılmaktadır.

Lisanssız Elektrik Üretimi

2011 yılında 1 MW kurulu gücünden daha az kurulu güce sahip santrallere lisanssız üretim yapma imkânı sağlanmıştır. Bu küçük ölçekli santrallerin asıl kuruluş amacı iç tüketimlerini desteklemek ve geriye kalan elektriği sisteme vermektir. Lisansız elektrik enerjisi üretimi için yol haritası aşağıda verilmiştir.

TEİAŞ verilerine göre Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi 2020 yılı sonu itibari ile yaklaşık 96 GW‘I geçmiştir.. Bu kapasitenin yaklaşık 6.823,5 MW’lık bölümünü lisanssız yatırımlar oluşturmaktadır. Lisanssız santrallarda en büyük pay 6.257,6 MW ile güneş enerjisi santrallarıdır. Toplam Lisanssız santral sayısı 7.746 adet iken güneş enerjisi santral sayısı 7.481dir.

Şekil 4: Lisanssız Santrallar Yol Haritası